| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

yerlidizi özetleri, eskidizi bölümleri

eski dizi arşivi blog,eski dizi bölümleri online izle,arşivimiz yerlidizi bölümüdür,yerli dizi yeni bölüm özeti

Yazılar

System Security 2002 indir

System Security 2002 bilgisayarınızı sadece sizin kullanacağınız şekilde şifreleyebilecek bir sistem. Bilgisayarınızın girişine kkoyacağınız şifreyi kimsenin kırması mümkün değildir. Şifre girilmeden Windows asla açılmaz. İsterseniz kayıt dosyalarınızın yedeklenmesini sağlayabilirsiniz.
Platform : Windows 95/98/Me/NT/2000/XP
Boyut : 3,70 MB
Üretici : AE Software Technologies
Dil : İngilizce
Lisans : Shareware
Yükle / Download

Savage Erazor indir

Savage Erazor programı hard diskinizdeki gereksiz dosyaları silmeye yarıyor. Temporary internet filesdaki biriken dosyaları,internette surf yaparken bilgisayara geçen cookileri ve gereksiz dosyaları silerek hep hem diskinizi rahatlatır hemde cookilerden temizlenip güvenli surf yapabilirsiniz.
Platform : Windows 95/98/Me/NT/2000/XP
Boyut : 204,10 KB
Üretici : Stra Software
Dil : İngilizce
Lisans : Shareware
Yükle / Download

AppsTraka indir

AppsTraka programı, diğerlerinin bilgisayarınızı nasıl kullandığını çok net bir şekilde gösterebilen bir güvenlik programıdır. Ve istediğiniz periyotta masa üstünüze screenshotların kaydını sağlayabilir, tüm açık pencereleri, başlıkları, süresini bilebilirsiniz. Gözetimin ötesinde bazı programlara girişi reddetmenizi sağlar. Girişleri tümüyle reddedebilir, zaman limiti koyabilir veya yeni bir parolayı güvenlik listesine ilave edebilirsiniz. Ayrıca bazı konuları başlangıç menüsünden saklayabilirsiniz. AppsTraka’yı gizli modda çalıştırabilir, işlevsel ama görünmez yapabilir veya uyarı mesajları ekleyip görünür hale getirebilirsiniz. Sürüm 3.15, Windows log dosyasının istenmeyen bir yere gönderilmesini sağlayan bir hatayı gidermiştir. Windows Protwction için kurulum kuralları için daha esnek seçenekler eklenmiştir.
Platform : Windows 95/98/Me/NT/2000/XP
Boyut : 615,23 KB
Üretici : Odisoft Solutions
Dil : İngilizce
Lisans : Shareware
Yükle / Download

WinSysClean 2002 indir

WinSysClean 2002 programi bilgisayarinizda çok güzel bir temizlik yapiyor. Çöp dosyalari, gereksizleri, internette dolasirken bilgisayariniza gelen çöpleri herseyi bir güzel temizliyor. Isterseniz her açilis veya kapanista bile bu islemi yapabiliyor
Platform : Windows 95/98/Me/2000/XP
Boyut : 5,70 MB
Üretici : Ultimate Systems
Dil : İngilizce
Lisans : Shareware
Yükle / Download

Registry First Aid indir

Adem Hütürkten: Rosecity Software şirketine ait Registry first aid 3.0 Kayıt kütüğü temizlik aracı olan RFA, önceden Profesyonel kullanıcıları hedefliyorken şuan hatalarıda giderilmiş bir biçimde ev kullanıcılarının kayıt kütüğü sorunlarına çare bulmayı hedefliyor. Program Geçersiz girdileri buluyor onları onarmak için sürücüleri tarıyor , geçersiz fontlar , geçersiz dll dosyaları … gibi linkleri kayıt kütüğünden kaldırabiliyor. Kayıt kütüğüne Win9x için yeniden başayarak ,WinMe için aynı anda sıkıştırma uygulayabiliyor. WinNt/2k/Xp için de uyumlu olan program Belirlediğiniz sözcükleri tarayıp kaldırmanıza izin veriyor ve bu yapılanlar için bir yedek alıyor (9x-me için kayıt kütüğü - nt/2k/Xp için sistemi geri yükleme noktaları ) , geriyükleme aracı ise yanlışlıkla kaldırılan girdileri geri almamızı kolaylaştırılıyor. Programın eski bir kullanıcısıyım (2.0 dan itibaren) bir çok aracın yaptığı işin fazlasını yapabiliyor örn system mechanic programı ile yapılan taramada 84 girdi RFA ile 250 yi aşkın hatalı girdi. Program Geçersiz girdileri buluyor onları onarmak için sürücüleri tarıyor , geçersiz fontlar , geçersiz dll dosyaları … gibi linkleri kayıt kütüğünden kaldırabiliyor. Kayıt kütüğüne Win9x için yeniden başayarak ,WinMe için aynı anda sıkıştırma uygulayabiliyor. WinNt/2k/Xp için de uyumlu olan program Belirlediğiniz sözcükleri tarayıp kaldırmanıza izin veriyor ve bu yapılanlar için bir yedek alıyor (9x-me için kayıt kütüğü - nt/2k/Xp için sistemi geri yükleme noktaları ) , geriyükleme aracı ise yanlışlıkla kaldırılan girdileri geri almamızı kolaylaştırılıyor. Programın eski bir kullanıcısıyım (2.0 dan itibaren) bir çok aracın yaptığı işin fazlasını yapabiliyor örn system mechanic programı ile yapılan taramada 84 girdi RFA ile 250 yi aşkın hatalı girdi.
Platform : Windows 95/98/Me/NT/2000/XP
Boyut : 1.005,86 KB
Üretici : Rose City Software
Dil : Türkçe
Lisans : Shareware
Yükle / Download

Yağmur Senai Demirci,

Doğunun kanlı şafaklarından birinde ışık vurdu yüzüne.

Nefeslere derinlik veren taze bir seherde, ruhların göçebelik kışkırtısına yakın olduğu sabah vakitlerinde duru bir reşha olarak vardı yeryüzüne.

Saliha bir ananın göz yaşından taştı da geldi.

Helâl-haram kaygısını bir tutam ota taşıyacak denli müttaki bir babanın alın terinden billurlaştı da yağdı yağmur.

Şarkın humma nöbetleriyle kıvranan toprağına dokundu en önce.

Son âlimlerin son nefesleriyle savruldu yağmur, aşkın rüzigârına tutuldu, damla damla sevdaya aktı.

Yitirilmiş bir coğrafyanın dağıyla taşıyla kucaklaştı, fakrla, cehaletle, zaruretle derinleşen bir yaranın orta yerinde kan olup aktı, kıvrandı.

Uçurumlara düştü, mağaralara sığındı, taşlarla arkadaş oldu, pınar başlarında geceledi, gecenin orta yerinde yüreğine düşen dava ateşiyle buharlaştı.

Van Kalesi’nin taşlarından devşirdiği haşin fıtratını, Zernabâd suyunda yıkadığı duru, keskin bakışını, Şark’ın kavruk toprağından beslediği ateşîn zekâsını alıp yeniden göğe karıştı yağmur.

Bir sabah tozlu ayaklarıyla vardığı İstanbul’a, ırkçılık, küfür, şüphe ve emperyalizmle kirlenmiş bu iklime, muhteşem bir saltanatın batmaya yüz tuttuğu hazan mevsiminde bir ikindi yağmuru olup düştü. Mahzun coğrafyanın meyus insanlarına, peşi sıra getirdiği Şark ışıklarıyla taze ve rengarenk bir gökkuşağı sundu.

Hiçbir yağmura benzemiyordu.

Sanki başka zamanlara, başka mevsimlere, başka coğrafyalara aitti de, bu talihsiz mevsime, bu mahzun şehre kazara uğramış gibiydi.

‘Bediüzzaman’ dediler yağmura.

Eşsiz ve belki zamansız yağmış bir yağmurdu.

Acele etmiş, kışta gelmişti.

Çiçekleri solmuş, tohumları kurumuş bu topraklara, yazı baharı unutmuş bu iklime yeni baharlar getirecekti.

Yağmur, soğuk ve acı kışlarda da yağdı.

Kalemin ve kılıcın ucu sıra şehir şehir dolaştı.

Harflerin efsununda savruldu, harplerin hüznünde yoğruldu.

Kalemi ve kılıcı bir tutan âlim hassasiyetini ve mücahid heyecanını her diyarın göğüne taşıdı yağmur.

İlmin mürekkebine dolanıp sayfalar boyu yazı olmayı da, şehidlerin kanına karışıp yeni baharların toprağına gömülmeyi de göze aldı.

Sayfalar boyu kara harfler gözlere nur olacak ve şehidler şehirlere gözyaşı olacak değil miydi nasılsa?

Yağmur eninde sonunda gözlere değecekti.

Son terazide, âlimin mürekkebi ile şehidin kanı bir tutulacak değil miydi?

Yağmur göklüydü ve nasılsa göğe dönecekti.

Bir gece, hain bir pusunun girdabına düştü yağmur.

Acımasız bir kılıcın ucunda, paslı bir namlunun ardı sıra yabancı ellere savruldu.

Volga nehrinin hazin akışına kapıldı.

Yaban rüzgârlarına esir düşüp, uzak coğrafyalara sürüklendi.

Gecenin koynunda, gurbetin kapkara hüznünde, zihninde çakan yakıcı şimşeklerle sarsıldı, yüreğinde kopan fırtınalarla yeniden yeniye duruldu, ruhunu saran gökgürültüleriyle yeniden ateşlendi.

Ve yağmur şanlı saltanatın yıkık taşlarına yeniden yağdı.

Güzel zamanlardan geriye kalan bu donuk bakışlara dolandı durdu.

Duruldu.

Saltanatsız, devletsiz ve hilafetsiz bir payitahtın son küllerini yıkadı.

“Esaretten sonra” yeniden Anadolu’ya vardığında, Ankara Kalesi’nde soluk bir ikindi vakti, Avrupa’dan gelen katran karası küfrün gölgesini hissetti.

“Ankara’dan en kara bir halet”le yeniden ilk yurduna,

Doğu’ya doğru yola çıktı.

Medeniyetin kirlerini, saltanat ve iktidarın yükünü üzerinden atarak hafifledi, duruldu.

Yalın bir damla olarak yeniden Erek Dağı’nın serin kuytularına döndü.

Sözler’ce kalbimize yağmak için, Mektup’larca ruhumuza varmak için, aklımıza Lem’a Lem’a Şualar düşürmek için saflaştı, inceldi, çoğaldı, çağladı.

Yağmurla ilk kez çay kokulu bir sonbahar akşamı tanıştım.

Karşımdan değil, yanımdan konuşuyordu yağmur.

Yağmur gibi yükseklerden konuşuyor ama yumuşakça iniyordu zihnime.

“Yağmurca” söylüyordu, incitmesiz ve berrak.

Sessiz ama ahenkle; kimseyi kimseden ayırmadan ve herkese özel olarak düşüyordu Sözler’i.

Kağnı sırtında meçhul bir sürgüne giderken, öküzün kanayan ayağını dert edinen Yağmur’du.

Sessiz ve kimsesiz bir yalnızlığa itilirken, yavrusuna giden kuşlara kanat geren Yağmur’du.

Barla’nın hüzünlü yalnızlıklarında, Çam Dağı’ının vahşetli gecelerinde çise çise yağan, sessizce çoğalan, hece hece biriken, Sözler’ce taşan Yağmur’du.

Denizli, Eskişehir, Afyon hapishanelerinin duvarlarını yıkan bakışlarla yağdı Yağmur. Parmaklıklara inat yeryüzünün her noktasına vardı, zerreden küreye her şeyi tefekkürle yıkadı yağmur.

Bir bahar günü, Eğirdir Gölü’nün yeni açmış çiçekleri, taze kokulu yapraklarıyla sele dönüştü yağmur.

Yaprak yaprak, çiçek çiçek binlerce Esmâ’ya şebnem oldu.

Esmânın güzel kanatları arasında bizi Haşre, Ebede, Cennete taşıdı Yağmur.

Gözlerimizin gördüğü suretlerden gönlümüzün gördüğü hakikatlere sürükledi bizi.

Öylece “yeryüzündeki rahmet eserlerine nazar” eyledik.

Ve öylece dirilişe, hesaba, ebede vardı aklımız.

Yusuf’un[as] rüyasıyla uyandırdı bizi.

Kuyuda ve zindanda aklımızı hakikate boğdu.

Yunus’un[as] gecesiyle aydın etti gözümüzü.

Yunus’un[as] denizinde dalga dalga gerçeğe savurdu nefsimizi.

İbrahim’in[as] düştüğü yangından bize ebedî güller devşirdi.

Musa’nın[as] asasını dilimize verdi; taşı tefekkürümüze taşıdı, katı kalpleri taşla yumuşatacak Sözlerle geldi.

Eyyub’un [as] sabrını yüreğimize indirdi Yağmur.

Damağımıza m.etanetli bir Eyyub duası yapıştırdı.

Ve ‘Bütün Zamanların En Güzel Yağmuru’nu, Muhammed Mustafa Aleyhisselatüvesselamı, ‘Reşha, Reşha’ bu çorak iklime, bu kurak dimağlara indirdi Yağmur.

Gülü ve salâvatı, bülbülü ve nübüvveti, insanı ve haşri, geceyi ve yıldızları, göğü ve tevhidi yeniden yeniye yoğurup yıkadı Yağmur.

Hiç incitmeden, yıkmadan ve kırmadan, üzmeden ve korkutmadan alnımıza, aklımıza yağdı.

Hiç ayırmadan ve bölmeden, hiç zorlamadan ve yormadan dimağımıza ve damağımıza değdi Yağmur.

Ve hala Sözler’ce yağıyor yüzümüze, sabahları şebnem olup Lem’a Lem’a parıltılar saçıyor, ebedi bir bahardan, sonrasız bir andan taze ve sımsıcak Mektuplar taşıyor, sayfalar boyu gökkuşağı oluyor, gözümüze ve gönlümüze Şualar gönderiyor.

Yağmur hâlâ yağıyor.

Rahmet rahmet müjde indiriyor gönlümüze.

Bir metin içinde aradığınız bir kelimeyi bulma

Bir metin içinde aradığınız bir kelimeyi bulmaya ve o kelimeyi işaretlemeye yarayan örnek bir kodlar:

’Forma Bul adında bir buton ve Metin adında bir textbox yerleştirin

Option Explicit
Dim ArananKelime As String
Dim KelimeninYeri, AramayaBasla As Integer


Private Sub Bul_Click()
ArananKelime = InputBox("Metin içinde aradığınız kelimeyi giriniz:", Bul, ArananKelime)
’Aranacak kelimeyi soruyoruz..
AramayaBasla = Metin.SelStart + Metin.SelLength
’Aramayı metin içersinde işaretçinin bulunduğu karakterden başlatacağız..
If AramayaBasla = 0 Or AramayaBasla = Len(Metin.Text) Then AramayaBasla = 1
’Eğer işaretçi sonda veya başta ise aramayı bütün metin içerisinde yapacağız..
KelimeninYeri = InStr(AramayaBasla, Metin.Text, ArananKelime, vbTextCompare)
’instr ile kelimenin metin içerisinde başladığı yeri alacağız..
If KelimeninYeri = 0 Then
MsgBox "Metin içinde böyle bir kelime yok"
Else
Metin.SetFocus
Metin.SelStart = KelimeninYeri - 1
Metin.SelLength = Len(ArananKelime)
’Aranan kelimeyi seçtireceğiz..
End If
End Sub

'Atatürkün Yaverinden Bir Anı Kesinlikle Okuyun

ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN!....

Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp;
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabisi misin? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin?
Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gâvur
harbinde şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mihtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angaraya, giceleyin
geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte agsamdan belli böyle kendimi ordan
oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver.
Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek;
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Pasa yani Atatürk işte karsında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp
Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye
getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.
Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;
-'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'


Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir.

Hesabı Dünyada İken Yapmak Lazımdır,

Hesabı Dünyada İken Yapmak Lazımdır


İnsan hesabını dünyada iken yapmalıdır. Eğer hesabını dünyada yapmazsa, önüne gelen herşeyi helal mi, haram mı olduğuna dikkat etmeksizin yaparsa onun ahirette hesap vermesi güç olur.

Bütün bunlardan kurtulmak, bu azaptan beter olan korku ve heyacanları azaltmak hatta tamamen silmek istenirse, bunun çaresi, dünyada iken hesaplı yaşamak ve nefsini her işten önce ve sonra hesaba çekmektir. Hz. Ömer (R.A.) şöyle buyurmuştur:

“Allah-u Zülcelal sizi hesaba çekmeden, siz kendinizi hesaba çekin. Amelleriniz tartılmadan amellerinizi tartın.”

Nefsini hesaba çekmekten ve tartmaktan maksat amel ve ahlakını şer'i ölçülerle tartmak, yanlış olanları terk etmek, geçmiş günahlardan dolayı tevbe etmek, hakları sahiplerine iade etmek ve onlardan helallık dilemektir. Bunları yapan bir insanın ahiretteki tartı ve hesaptan korkması için bir sebep kalmaz.

Unutmayalım! insanın dünyada yaşadığı hayatın her anının hesabını vereceği o büyük gün mutlaka gelecektir.

O gün Allah'a ve karşılaşacakları bu güne inanmış olanların hesapları tutacak ve huzur içinde cennete yürüyecek, inkar edenlerin hesapları tutmayacak, rezil ve zelil bir halde cehenneme yürüyecek.

Portal site nedir,

Portal Site; web üzerinde bulunan "önemli" sitelerin belli bir gruba göre siniflandirilmis olarak
sunuldugu web siteleridir. Portal siteler tasarlanirken, içerik seçimi (hangi sitelerin kendi alanlarinda en iyi, yani "önemli" oldugu) o siteyi diger portallar arasinda ön plana çikartabilmektedir..
Bir baska degisle, portal sitelere, internete giris ve bilgi sorgulama için kullanilabilecek "baslangiç noktalari" gözüyle bakabiliriz. Zaten, portal siteler de kendilerini, internete giris kapilari olarak tanimlamakta ve kendi adreslerinden internette sörf yapmaya baslayip aradiginiz her yere ulasacaginiz sloganini kullanmaktadir. Yahoo (http://www.yahoo.com), portal sitelerin ilk ve en önemli örneklerindendir.
Günümüzde, genis kitlelere servis veren "günlük dergi ve gazeteler", internet servis saglayicilari, önemli yazilim ve donanim siteleri, arama motorlari gibi yerler birer portal konumuna dönüsmüslerdir. Iyi tasarlanmis ve içerdigi baslangiç noktalari ve bilgi gruplari dikkatli seçilmis portal siteler, gerçekten de internet kullanicilarina büyük kolayliklar saglar. Yoksa, bilgi denizinde bogulmak içten bile degil.

Dizi

website stats